Ocak 12, 2008 at 8:10 am · Filed under gündem, iktibas
- Uluslararası Gazeteciler Federasyonu, 2007 senesinde çoğu Irak’ta 134 gazetecinin öldürüldüğünü açıkladı.
Federasyonun konuyla ilgili yaptığı açıklamada, 68 gazetecinin saldırılarda hayatını kaybettiği Ortadoğu’nun en tehlikeli bölge olduğu aktarıldı. Açıklamada, Somali’de 8, Pakistan’da 7, Meksika ve Sri Lanka’da 6, Filipinler’de 5 gazetecinin yaşamını yitirdiği kaydedildi. Irak, 2003′teki ABD işgalinden beri gazeteciler için en tehlikeli ülke olarak gösteriliyor. Geçtiğimiz yıl bu ülkede 65 gazeteci ve medya çalışanının öldürüldüğü belirtildi. Federasyon Başkanı Jim Boumelha, ‘gazetecileri hedef alan şiddet olaylarının hâlâ çok fazla olduğu’ açıklamasında bulundu. 2007′de, 134 gazetecinin yanı sıra 37 medya çalışanının da iş başındayken hayatını kaybettiği, toplamda 171 medya çalışanının öldüğü ifade ediliyor.
Brüksel, aa
Aralık 18, 2007 at 12:50 am · Filed under duyuru
Merhaba arkadaşlar,
Üniversitemizin forumsu.net ve msgsu.net forum sitelerinden sonra şimdide bir ekşi sözlük klonu var. Adresi ise www.msusozluk.com
Şimdilik test sürümüyle sizleri karşılayacak fakat bilimum güncellemelerden sonra tam olarak hizmete açılır diye düşünüyorum. Uzun ömürlü olmasını diliyor, hepinizi de beklediğimizi buradan belirtmek istiyorum.
iyi günlerde kullanmanız dileği ile…
Osman Y. BAYRAM
nam-ı diğer maver.
Aralık 1, 2007 at 1:48 am · Filed under gündem
Bu gece sabaha karşı saatlerde uçağın ortadan kaybolma haberleri ile televizyonlar teyakkuza geçtiler, sonra AtlasJet’in CEO’sundan bir açıklama geldi ve uçağın 00:50 İstanbul kalkışı ile Isparta’ya kadar geldiğini ve iniş izni isteyip sonra radardan çıktığını söyledi.
Şu saatlerde tabi uçak bulunmuş, enkaz kaldırılıyor, cenazeler kaldırılıyor filan. 49 Yolcu ve 7 mürettebat hayatını kaybetmiş, Allah rahmet eylesin.
Dikkatimi çeken nokta ise uçaktaki yolculardan altısı son dönem de gündemde olan Nükleerle ilgili projelerde çalışıyorlardı.* İnsanın zihnini bulandıran bir bağlantı tabi Enerji Bakanı açıklama yapmış ama henüz konuşmaktan yana değil.
Uçan Kuş’ta ise olay Dan Brown’un ‘Melekler ve Şeytanlar’ına kadar götürülmüş.**
DPT ile ilgili bir Amerikan bağlantısından söz edilebilir mi bilmiyorum. Şimdilik kafamızda birçok soru işareti bırakmış bir olay olarak yerini aldı.
Kasım 30, 2007 at 6:07 am · Filed under sinema
Kısa filmciler toplanıyor sloganıyla bu yıl 3-13 Aralık 2007 tarihleri arasında yarışan filmleri izleyebileceğiz.
Ayrıntışar şurda.
Murat Pay, ‘Kardeşim’ filmi ile yarışıyor. Kendisini buradan destekliyoruz.
Kasım 30, 2007 at 5:59 am · Filed under fotograf
Merhaba, fotografın diğer tekniklerinden ziyade tamamen kişisel bir süreç olan çekilen fotografların seçilip paylaşımı üzerine Altan Bal’ın düzenlediği bir atölye yakında başlıyor, ayrıntıları ekte.
___________________________________________
Merhaba,
danismanligini Altan BAL’in yaptigi Fotograf Secmek Atolyesi 9 ARALIK
2007 Pazar gunu gerceklestirilecek.
Dijital makinelerinin fotograf hayatimiza ekledigi neredeyse
sinirsiz fotograf cekme imkani, fotograf secme eylemini daha da
onemli hale getirmistir. Iyi fotograf cekmek kadar, etkili fotografi
digerlerinden ayirabilmek de onemli bir meziyettir. Zaten
fotografin icadindan beri bizim , fotografcinin cektigi fotograflari
degil, sectigi fotograflari izleyebildigimizi hatirlarsak fotograf
secmenin onemi bir kez daha ortaya cikar.
Yalnizca fotograflari secmek yetmez, onemli olan fotografciliginizi
yansitacak dosyalar olusturmaktir. Ozellikle
uluslararasi fotograf degerlendirmelerde tek fotografin hicbir
degeri yoktur. Fotografcinin fotografladigi konuya yansitacak bir
dosya olusturmalari gerekmektedir.
Ayrintili bilgi icin :
http://www.fototrek.com/atolye_fotografsecmek.html
Gorusmek uzere …
FOTOTREK FOTOGRAF MERKEZI
Istiklal Caddesi Misir Apt. No : 311 K.1 D.3 Beyoglu, ISTANBUL
Tel : 212 2519014 - 2457857
www.fototrek.com
Kasım 30, 2007 at 12:55 am · Filed under duyuru
Bir Birikime Yeniden Bakmak: Türk Romanına Kritik Yaklaşımlar-1
27 Aralık Perşembe
18.30
Murat Belge*
Tarih Yapmanın Bir Aracı Olarak Türk Romanı
* Prof. Dr., İstanbul Bilgi Üniversitesi,
Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü Başkanı
Ayrıntılar: http://www.bisav.org.tr/etkinlikler/etkinlik_detay/index.cfm?id=952
Temmuz 15, 2007 at 4:24 am · Filed under kitabiyat
Son günlerde Zafer Şenocak’ın War Hitler Araber? (Hitler Arap Mıydı?) adlı kitabına takılmış durumdayım. Doğu - Batı tartışmalarına çok farklı bir perspektifle bakan ve iyi bir oryantalizm eleştirisi getiren Şenocak’ın hayat hikayesi de oldukça ilginç. Bilahare değinelim bu konuya…
Temmuz 5, 2007 at 2:06 pm · Filed under sinema
Mecit Mecidi’nin son filmi ‘Serçelerin Şarkısı’ setinde Hayal Perdesi Sinema Topluluğu konuk oldu.
Tuba Özden’in yazısıyla Aksiyon‘da…
Haziran 24, 2007 at 6:18 pm · Filed under siyaset
Efendim fark edeceğiniz üzere uzun bir zamandır size bu alandan seslenemiyorum. malumunuz 22 temmuz seçim dönemi bende sizlerin cumhur reisi adayı olarak aday olmuş fakat yeterli mebus desteği alamadığım için adaylığım söz konusu dahi olmamıştı.
Şimdi sizlere ulaşmak için baaamsız aday olarak yollara düşüyorum. İstanbol beşinci bölgeden adayım, tüm Türkiye’yi dolaşıp oy isteyeceğim. Herkeş buralara gelip oylar! kullanacak ve beni mebuslar meclisine eriştirecekler… bende sizleri muasır medeniyete eriştirmek için bu zihni bulanıkları alaşaa edip tepelerine oturacağım.
Biliyorsunuz cumhurbaşkanı olamadım, bu seçimlerde beni başbakan edecek tek başına iktidara taşıyacaksınız. 48 milyon oy bekliyorum inşaallah.
Sizlere seslenemeyeyim diye önceki inderned sitemizi de engellemişler. Redemteyşın peryot diye birşey icad edip günlük tekil hit sayımın 367 olmadığı bahanesiyle yayınımı durdurmuşlar.
Bizde farklı mecralara kayarak çağrımızı yapmaya devam ediyoruz.
Bizi takip edin!
Eylül 28, 2006 at 5:30 pm · Filed under iktibas, siyaset
Mehmet Bekaroğlu Ak Parti’nin çıkarttığı tezkere ile ilgili yazmış. Hepimize hitaben yazdığı için buraya ekleme gereği duydum.
Ayrıca kendisinin de yeni siyasi girişimlerini yakından takip ettiğimi de belirtmeden geçemeyeceğim.
Kaynak: www.gercekhayat.com
Haçlı ordusuna asker vermek için el kaldıran 340 milletvekili ile bizim bir farkımız yok, hiç birimiz dost sohbetlerinde “Asker göndermeye karşıyım” demenin ötesinde bir şey yapmadık; sokaklara çıkmadık, milletvekillerine baskı kurmadık, Meclis’in etrafını çevirmedik.
Yaz aylarında Türkiye’nin değişik bölgelerinde yaptığım temaslar sonucunda edindiğim intiba, Ak Parti iktidarının, memnuniyetsizlik ve homurdanmalara rağmen, halk desteğinin devam ettiği şeklinde oldu. Yine benim tespitlerime göre, Ak Parti’yi tutan seçmen kitlesi Refah Partisi seçmenidir. Değişik partilerden gelen Ak Parti seçmeninin bir kısmı ayrılmış durumda, büyük bir kısmı da Hükümet politikalarına karşı sert eleştiriler yöneltiyor. Refah tabanından gelen seçmen de Ak Parti’den beklediğini bulamadığını ifade ediyor; ancak partisinin başarısızlığının bahanelerini de üretmiş durumda; sorulduğunda hemen savunmaya geçiyor: “Büyük bir borç, çok kötü bir ekonomi devraldılar, Cumhurbaşkanı ve bürokrasi yaptırmıyor.” Umut gelecek döneme taşınmış durumda; “Gelecek dönemde ekonomideki iyileşme vatandaşa da yansıyacak, Cumhurbaşkanı değiştikten sonra engellemeler büyük ölçüde kalkacak ve başta başörtüsü ve üniversitelerdeki katsayı sorunu olmak üzere bir çok konu halledilecek” denilmektedir. Elbette, Ak Parti ilçe ve il kongrelerinde geniş ölçüde eski Milli Görüşçülerin yönetime gelmeleri ve bunların bu söylenenler doğrultusunda yoğun propaganda yapmaları da etkili olmaktadır.
Hiç kuşku yok ki, bu durumun, yani AK Parti’nin her şeye rağmen ana seçmen kitlesini hala koruyor olmasının temelinde iktidarın kullanılması gerçeği vardır. Her ne kadar “iktidar oldu muktedir olamadı” tartışması sürse de, esasen uzun süre mahrum edilen bir kitlenin iktidar nimetlerini kullanması söz konusu; yandaş müteahhitten sokaktaki insana kadar herkes bir şeyler almaktadır, kimi ihale alıyor, kimi genel müdür, müdür oluyor, kimi de oğlunu-kızını işe koyuyor, akrabasının tayinini yaptırıyor. “Bunlar Türkiye gibi işlerin ‘birisinin bir şekilde el atması’ ile yürüdüğü bir ülkede en doğal insan halleridir ve bundan dolayı kimsenin kimseyi suçlamaya hakkı yok” diyenlere bir sözüm yok, böyle diyenler bu yazının bundan sonraki bölümlerini okumasın.
Read the rest of this entry »